ÇELTİK TARIMI

ÇELTİK TOHUMCULUĞU ve TOHUMCULUK AMAÇLI ÇELTİK
ALIMINDA UYULACAK KRİTERLER ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA


DÜNYADA ve      ÜLKEMİZDE        ÇELTİK TARIMI

Çeltik, yeryüzünde buğdaydan sonra en geniş ekim alanı, buğday ve mısırdan sonradan en fazla üretimi yapılan kültür bitkisidir. Yeryüzünün 450 kuzey 350 güney enlemleri arasındaki bir çok ülkenin değişik iklim ve toprak koşullarında tarımı yapılmaktadır. Dünya çeltik üretiminin yaklaşık %91’i Asya kıtasında gerçekleşmekte olup en büyük üretici durumundaki ülkeler Çin (185-190 mil.ton) ve Hindistan’dır (120–125 Mil.ton). Dünya çeltik ekim alanı 145 mil.Ha., üretimi 550 mil.ton verimi ise 360 Kg/Da’dır

1980-1996 yılları arasında Türkiye çeltik ekiliş, üretim ve verimleri 

YILLAR      EKİLİŞ (Ha)        ÜRETİM (Ton)     VERİM (Kg/Da)

1980           52.000             239.000                    458

1985           62.000             270.000                    436

1990           53.000             230.000                    434

1995           52.051             269.132                    517

1996           54.449              287.955                   528

 (U.S.D.A.1997).

Ülkemiz üretimi özellikle Marmara ve Karadeniz bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Bu iki bölgemiz Türkiye çeltik ekiliş ve üretiminin yaklaşık %90’ını oluşturmaktadır. Çizelge 1’de 1980-1996 yılları arasında ülkemiz çeltik ekiliş, üretim ve verimleri sunulmuştur.

Çizelgenin incelenmesiyle görüleceği üzere 1996 yılı verilerine göre çeltik verimimiz 528 Kg/Da’dır. Bu verim 366 Kg/Da olan dünya ortalamasının oldukça üzerindedir.

Ülkemizin tüm bölgeleri çeltik tarımı için uygun ekolojiye sahip olmasına rağmen, sulama olanaklarının yetersizliği, yasal sınırlamalar (11.6.1936 tarih ve 3039 sayılı Çeltik Ekim Kanunu) ve özendirici olmayan fiyat politikaları nedeniyle çeltik tarımının gelişmesi büyük oranda kısıtlanmaktadır. Türkiye’de çeltik tarımı 40 ilde yapılmasına rağmen, 2 Bin Ha.’ın üzerinde ekilişe sahip 7 ilimiz (Balıkesir, Edirne, Samsun, Çorum, Sinop, Diyarbakır ve Kastamonu) bulunmaktadır. Bu 7 ilimiz ülkemiz ekilişinin %91.3’ünü üretiminin ise %92.7’sini oluşturmaktadır.

1996 yılı verilerine göre bölgelerimizin çeltik ekiliş alanları, üretim miktarları ve verimleri Çizelge 2’de sunulmuştur.

 

II. ÜLKEMİZDE YETİŞTİRİLEN ÖNEMLİ ÇELTİK ÇEŞİTLERİ ve KISA TARIMSAL ÖZELLİKLERİ

Çeltik tarımı yapılan bölgelerde üretimde kullanılacak çeşitlerin seçiminde çok dikkatli davranılmalıdır. Seçilecek çeşitler; bölge ekolojisine uygun, yüksek verimli, hastıklara dayanıklı ve tüketici beğenisine uygun özellikleri taşımalıdır. Makinalı hasada uygun olması yönüyle de kısa boylu ve yüksek azot dozlarında yatmayan sağlam saplı çeşitlerin üretime alınması giderek önem kazanmaktadır. Ülkemizde yetiştirilen bazı önemli çeltik çeşitleri ve özellikleri:

BALDO: İtalyan orijinli bir çeşit olup, 125-135 günde olgunlaşmaktadır. Verimi 700-900 Kg arasındadır. Pirinç kalitesi çok iyi olup, uzun taneli ve parlatılmış pirinç randımanı %60 civarındadır. Uzun boyludur ve yüksek “N” dozlarında yatabilir. 1000 tane ağırlığı 38-39 gr.dır. Ekimle dekara 20 Kg tohum önerilen bu çeşidin Maramara-Trakya bölgesinde çok geniş alanlarda üretimi yapılmaktadır.

ROCCA: İtalya orijinli bir çeşit olup, 130-150 günde olgunlaşmaktadır. Yatmaya dayanıklı uzun taneli, verimi 700-750 Kg arasındadır. Parlatılmış kırıksız pirinç randımanı % 60-65 arasındadır. 1000 tane ağırlığı 34-36gr. olan çeşidin ekiminde dekara 18-20 Kg tohum önerilmektedir. 1983 Mayısında tüm çeltik bölgelerinde kullanılmak üzere tescil edilmiştir.

RİBE: İtalyan orijinli ve 135-140 günde olgunlaşan bir çeşittir. Kısa boylu, yatmaya dayanıklı ve uzun tanelidir Verimi 650-700 Kg/Da parlatılmış kırıksız pirinç randımanı %55 civarındadır. Marmara, Ege ve Karadeniz bölgelerinde ekimi tavsiye edilen çeşit 1964 yılında tescil edilmiştir. 1000 tane ağırlığı 33-34 gr. olup dekara 17-18 Kg tohum kullanılır.

VENERİA: İtalya’dan ülkemize introdüksiyon yoluyla getirilmiştir. 140-150 günde olgunlaşmaktadır. 1986 yılında Ege, Maramara ve Akdeniz bölgelerinde kullanılmak üzere tescil edilmiştir. Parlatılmış kırıksız pirinç randımanı % 60-65 orta ve camsı taneli bir çeşit olup yatmaya dayanılı, makinalı hasata uygundur. Verimi 800-900 Kg arasında olan çeşidin 1000 tane ağırlığı 28-32gr.dır. Ekiminde dekara 17-18 Kg tohum tavsiye edilmektedir.

Türkiye’de çeltik tarımı        40 ilde yapılmasına rağmen, 2 Bin Ha.’ın üzerinde ekilişe sahip 7 ilimiz (Balıkesir, Edirne, Samsun, Çorum, Sinop, Diyarbakır ve Kastamonu) bulunmaktadır. Bu 7 ilimiz ülkemiz ekilişinin %91.3’ünü üretiminin ise %92.7’sini oluşturmaktadır.

 

Bölgelere Göre Çeltik Ekiliş, Üretim ve Verimleri 1996

BÖLGELER  ALANI(Da) ORANI(%)  ÜRETİM(Kg)       ORANI(%)  VERİM(Kg/Da)

Marmara      283.470         52          158.918            55.2             560.6

Karadeniz     214.651     39.4           114.241            39.6             601.4

İç Anadolu     13.520        2.5              5.442              1.9                401

G.D.Anodolu   20.680       3.7              7.002              2.4              338.6

Diğer 12.669       2.4    8.617                  2.9              368

TOPLAM        554.990     100            287.955              100            528.4

 

 

KRASNODARSKY-424: Rusya’dan ülkemize introdüksiyon yoluyla getirilmiştir. 110-115 günde olgunlaşmaktadır. Yatmaya hassas bir çeşittir. Verimi 800-900 Kg.’dır. Kısa daneli, kırıksız pirinç randımanı % 65 civarındadır. 1983 yılında Maramara, Trakya, Karadeniz ve Orta Onadolu bölgeleri için tescil edilmiştir. 1000 tane ağırlığı 30 gr olup, dekara 15-16 Kg tohum önerilmektedir.

 

İPSALA: Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünde melezleme ıslahı ile geliştirilmiş bir çeşit olup; Ege, Marmara-Trakya ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilmek üzere 1990 yılında tescil edilmiştir. 125-130 günde olgunlaşır. 750-850 Kg/Da verimi olan çeşidin kırıksız pirinç randımanı % 60’dır. 1000 tane ağırlığı 38-40 gr olup ekiminde dekara 20Kg tohum kullanılır.

SÜREK-95: Trakya Tarımsal Araştırma Entitüsünde melezleme ıslahı ile geliştirilmiş bir çeşit olup; ülkemizin tüm çeltik üretilen bölgelerinde yetiştirilmek üzere 1995 yılında tescil edilmiştir. Orta boylu yatmaya dayanıklı ve verimli (800-900 Kg/Da) bir çeşittir. Kırıksız pirinç randımanı % 60-65gr arasındadır. 1000 tane ağırlığı 34-35 gr olan çeşitten dekara 16-17 Kg. tohum kullanılır.

ERGENE: 1990 yılında tescil edilmiş 115-120 günde olgunlaşan erkenci bir çeşittir. 600-700 Kg/Da verimi olup uzun ve camsı taneye sahiptir. Kırıksız pirinç randımanı % 60-65’dir. 1000 tane ağırlığı 25-36 Kg olup ekiminde dekara 18-20 Kg tohum kullanılır.

OSMANCIK-97: Trakya-Marmara Karadeniz bölgelerinde yetiştirilmek üzere, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünce 1997 yılında tescil edilmiştir. Sağlam saplı, yatmaya dayanıklı ve makinalı hasada uygun olan çeşidin verimi 750-780 Kg civarındadır. Kırıksız pirinç randımanı % 60-65 arasındadır. Danelere camsı yapılı ve mat renklidir. 1000 tane ağırlığı 35-36 gr olup ekiminde dekara 18-20 Kg tohum kullanılır.

ÇELTİKTE TOHUMLUK

1980 yılında kişi başına 3.2 Kg olan pirinç tüketimimiz iki kattan daha fazla bir artışla 1995 yılında 7.5 Kg’a ulaşmıştır. Ülke üretiminin, tüketimin hemen yarısını karşılayabilmesi nedeniyle ülkemiz ithalatçı ülke (300 Binton) durumuna düşmüştür (DİE ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kayıtları). Çeltik üretim alanlarının arttırılmasındaki zorluklar nedeni ile en azından birim alan verimini yükseltmek ülkemiz açısından önemli kaynak sağlayacaktır. Bu verim artışının birinci ve en önemli koşulu “kaliteli tohumluk” kullanmaktır.

Çeltik çeşitleri, %0,5-3 arasında meydana gelen yabancı tozlaşmalar, hasat harman kurutma ve depolama sırasındaki mekanik karışımlar ve doğada meydana gelen mutasyonların etkisi ile genetik saflığını ve başlangıçta üstün olan verim ve kalite potansiyelini yitirir (KÜN, 1994).

Tohumluk seçiminde her şeyden önce hastalıksız, dolgun yabancı ot ve kırmızı çeltik tohumluklarından ari, sertifikalı tohumluklar tercih edilmelidir. Kırmızı çeltik, yarı yabani bir tür olup salkımları diktir; uzun yıllar çeltik ekilen sahalarda zamanında imha edilmezse tarlayı kaplar verimi ve kaliteyi düşürür (OĞRAŞ1987 ). Yalnız vasıflı tohum kullanılarak verim önemli ölçüde değerini de yükseltmektir. Mümkün olduğunca 2-3 yılda bir tohum yenilenmelidir(SÜREK 1998). 21.08.1963 gün ve 308 sayılı kanuna göre çeltik tohumluğunda tarla ve laboratuvar standartları çizelge 3’te sunulmuştur.

Ülkemiz karantina listesinde yer alan ve ilk defa 1995 yılında İpsala’da saptanan çeltik uç nematodu (Aphelencoides besseyi) dolayısıyla bu nematotdan ari tohumluk yetiştirilmesi oldukça önem taşımaktadır. Bu amaçla 26.08.1997 tarihinde A.Z.M. Enstitüsünde yapılan toplantıda alınan karalar gereği, tohumluk üretilecek tarla toprağı ve kullanılacak tohumlukların bu nematod yönüyle analiz ettirilmesi zorunlu kılınmıştır.

TOHUM ÜRETİM ÇALIŞMALARI

Çeltik tarımında elverişli tane üretimi için metrekare bulunması gerekli dane sayısı 500-600 adettir. Bu miktarda sağlıklı bitki için; küçük taneli çeşitlerden (Krasnodarky-424, Mısır çeltiği, Kır çeltiği vb.) 14-15 Kg/Da, orta taneli çeşitlerden (Maratelli, Plovdiv, Rodina, Akçeltik vb.) 17-18 Kg/Da ve iri taneli çeşitler (Baldo, Ribe Rocca vb. içinde 20 Kg/Da tohum önerilmektedir(KÜN 1984).

 

Yaklaşık 550 Bin hektar ekim alanımız olan çeltikte yıllık 10 Bin ton tohum kullanılmaktadır. Tohumluğun en az 5 yılda bir değiştirildiği varsayılırsa her yıl en az 2 Binton tohumluğa gereksinim vardır.

Tarım Bakanlığı, Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan “Çeltik Üretimi Geliştirmek Projesi” 1997 yılında yürürlüğe girmiş olup (Anonim 1996) proje 1997-2001 yıllarını kapsamaktadır. Proje ile ilgili bilgiler çizelge 4’de sunulmuştur.

Bu projenin amacı, Türkiye’nin çeltik ekim alanlarını 1982-1983 yıllarındaki seviyeye çıkarılabilmek ve çeltik üretimi arttırmaktır. Proje ile çeltik ekim alanları ve verim % 50 arttırılarak üretimi iki katına çıkarmak hedeflenmiştir. Bu artışın sağlanmasında tabii olarak en yüksek pay kaliteli tohumlukta olacaktır.

 

Kaynak: Tarım Bakanlığı, Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Kayıtları, 1996.

Çizelge: 4

 

Çeltik Üretimini Geliştirme Projesi Hedefleri

YILLAR      EKİM ALANI (Da) ÜRETİM(Ton)      VERİM(Kg/Ha)

1997            50.000               250.000                 5000

1998            60.000               330.000                 5500

1999            65.000               390.000                  6000

2000            70.000               455.000                  6500

2001            75.000               562.000                  7500

 

 

Uygulanan projenin başarılı olabilmesinde hastalıklardan ari, temiz ve sertifikalı tohumluğa gereksinim vardır. 1987 yılından günümüze çeltik tohumculuğu yapılan işletmemizde son 10 yılda hazırlanıp dağıtılan tohumluk miktarları çizelge 5’te sunulmuştur.

Çizelgeden de anlaşılan üzere çeltik tohumculuğu yapılan işletmemizin son 10 yılda dağıttığı çeltik tohumluğu ortalaması 89300 Kg/yıl olmuştur. Son iki yılda uygulanan projenin de etkisi ie bu miktar 3 kat yükselmiştir.

 

V. TOHUMLUK AMAÇLI ÇELTİK ALIMINDA UYULACAK KRİTERLER

Çeltik Standardizasyonu

Türkiye çeltik standartları en son 1983 yılında T.S.E.’ce yeniden belirlenmiştir. T.S.E. 3997 sayılı bu satardart (Çezelge 6), çeltiğe ilişkin tanımlar ile çeltiklerin özelliklerine göre sınıflandırılmasına, örneklerin alınma, analiz yöntemleri ve ürünün piyasaya sunuluşuna ilişkin ilkeleri kapsar.

Çeltik alımında Uygulanan Esaslar

Yukarıda belirtilen standartdan esinlenerek hazırlanan ve T.M.O.’ca çeltik mahsulü alımında kullanılan skaladan esinlenerek hazırlanan baremler çizelge 7’de sunulmuştur. Bu skala aynı zamanda işletmemizce tohumluk çeltik mahsulünün alımında da son iki yıldır kullanılmaktadır.

T.M.O.’ca hazırlanan ve işletmemizce değiştirilerek sözleşmeli çiftlerden tohumluk amaçlı çeltik muhsulü alımında sonu iki yıldır kullanılan bu skaladaki etki değerleri alınarak, Bakanlar Kurulu’nca belirlenen çeltik baş alım fiyatlarından her bir değer içi baş fiyatın % 0.52’si düşülmektedir.

Sonuç ve Öneriler

1998 yılında sözleşmeli çiftçilerden 12 parti halinde alınan 242900 Kg çeltik mahsulü bu skalaya göre, üçer tekerrürde değerlendirilmiş ve çıkan sonuca göre üreticilere ödeme yapılmıştır. Alınan bu tohumluk amaçlı çeltik mahsulü alım fiyatlarına ve üreticilere göre partilenmiştir. Bu partilere göre de tohum hazırlanmış, ayrı ayrı tohum miktarı, selektör altı kırıkkavuz ve fire saptanmıştır.

Araştırmamızda, Tohumluk randımanına değişkenlerin doğrudan ve dolaylı etkilerinin saptanması için Kolerasyon katsayıları içindeki yüzdeleri belirlenmiştir. Buna göre:

Yapılan analizle tesbit edilen “pirinç randımanının” tohumluk randımanına doğrudan etkisi % 16.51 olarak bulunmuştur. Pirinç randımanının çeltik tohumluğuna düşük olan etkisi yanında, asıl önemli olan tohumluk satışının herhangi bir nedenle aksamaması durumunda (Örn: Nematodla bulaşıklık, Pazar problemi vb.) materyalin pirince işlenip değerlendirilerek bir anlamda sigorta eşlevi görmesine olanak tanıyacak bir etkiye sahip olmasındandır. Bu durum göz önüne alınarak, tohumluk amaçlı mahsül alımında, randımanın önemli bir konumda değerlendirimesi gerektiği ortaya çıkmıştır.

Çalışmamızda, tanedeki “rutubet” oranını, tohumluk randımanına doğrudan etkisi oldukça yüksek bir değerde bulunmuştur (% 57.36). Ekim - Kasım aylarında tohumluk amaçlı alınan çeltik mahsulü, tohumluk olarak hazırlanıncaya kadar ve tohum hazırlama işlemi sonunda da Nisan - Mayıs aylarında satışı yapılıncaya kadar, işletmemiz ambarlarında depolanıp muhafaza edilmektedir. Üründeki rutubet depolama ve muhafaza esnasında en fazla etken olan faktördür. Çeltikte mahsulün ambara alınıp, işlenmesinden satışına kadar geçen süreçte en uygun rutubet oranı % 13-14 arasındadır. Rutubetin yüksek olması, depolama ve tohum hazırlama işlemleri esnasında direkt kayıp oluşturmaktadır. Yeni oluşturulan skalada, üründeki rutubet değerinin üst sınırı % 17.9 olarak belirlenmiştir.

Alınan tohumluk miktarına çeltik ve çeltiğe ait olmayan “yabancı maddelerin” doğrudan etkisi % 42.46 olarak tesbit edilmiştir. Tohum hazırlanması esnasında mekanik olarak temizlenebilen bu metaryalin, tohumluk randımanı üzerine en fazla etken olan faktörlerin başında geldiği saptanmıştır. Bu sonuca göre yabancı madde üst sınırı % 4 seviyesinde çekilip, etkileme değerleri arttırılmıştır.

       “Zarar görmüş tanelerin” tohumluk randımanına doğrudan etkisi incelenen faktörler içerisinde en yüksek değeri ifade etmiştir (% 56.01). Mahsül içerisinde bulunan zarar görmüş tanelerin tohumluk içerisinde bulunması hiç arzu edilmemektedir. Tanelerde siyah esmer renkli çeşitli büyüklük ve şekilde lekeler bulunmaması tohumluk sertifikası yönüylede önem taşımaktadır. Araştırma sonucu göz önüne alınarak etki değerleri “1”er puan yükselmiştir.

Mahsulün için bulunan “Kırık dane” ve “Ham danenin” tohumluk randımanına doğrudan etkisi düşük olmuştur (% 6.62 - % 10.52). Kırık ve ham dane, tohum hazırlama esnasında tohumluk içerisinden tamamen uzaklaştırılabilmektedir. Tohumluk kalitesini etkileyen bu iki faktörün düzenlenen yeni skalada etki değerleri arttırılmıştır.

1998 yılında alınan 242.900 Kg mahsulün her 10.000 Kg’ından alınan 3’er tekrarda ve toplam 125 örnekle yapılan bu çalışmanın ışığında oluşturulan yeni çeltik alım baremeleri çizelge 8’da sunulmuştur.

Yukarıda belirlenen değerlerin (Çizelge 9) hata paylarının tamamen giderilmesi ve tohumluk için önem arzeden 1000 tane ağırlığı ve çimlenme gibi faktörleri de kapsayacak şekilde benzer çalışmaların devamında faydalar olacağı inancındayız.

Dr. Ali KARAHAN
Ziraat Mühendisi

Halit DUMAN
Ziraat Mühendisi

GÜNDEM

ÇELTİK TARIMI